Home » Programlar » Windows 8 ve Daha Fazlası!

Windows 8 ve Daha Fazlası!

Uzun zamandır beklediğim işletim sistemlerinden birisi haline gelen windows 8 sürümü ile daha fazla özellik, yenilik ve güvenlik ile dikkat çekmeye devam ediyor! Chip sitesinde gezerken çok güzel bir makale gözüme çarptı makalede windows 8’in yepyeni özellikleri ve bilmediğim bir çok özelliğini makalede şefettim. Chip.Com.Tr adresinde okduğum makalede;

 

Geçtiğimiz günlerde sona eren Microsoft‘un Imagine Cup yarışması için bulunduğumuz Sydney‘de Microsoft Kurumsal Başkan Yardımcısı Dan’l Lewin ile keyifli bir röportaj yaptık.

Bir Imagine Cup daha geride kaldı. Bu yarışmanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Bizler teknolojiyi ve problemin çerçevesini sunuyoruz, öğrenciler ise kendi enerjilerini. Problemleri çözerken mobil cihazlara, dağıtık sistemlere, bulut sistemlerine yönelen öğrenci sayısı giderek artıyor. Yarışmanın özü olan zorlu teknolojik sorunlara çözüm bulma aynı kalacak, ancak uygulama kısmının büyüyeceğini düşünüyoruz. Projelerin bazıları halk sağlığına ve eğitime yönelik. İşe yönelik bir ilgi var ve bu yönde bir artış olacak. Windows 8 geliyor ve bu bizim için önemli. Daha kuvvetli cep telefonları ve algılayıcılar yapılıyor. Mesela öğrenci projelerinden biri, sanırım Japonya’nınki enerji tasarrufu ve algılama üzerineydi. Fikirler hangi yönde gelişirse biz de programı o yönde genişleteceğiz. Amacımız bu.

 

-Peki yarışmadaki projeler, hayata geçiyor mu? Örneğin Silikon Vadisi bu fikirlere nasıl bakıyor?

 

İkincisi, öğrencilerin fikirlerinin ve projelerinin Silikon Vadisi’ne hazır olup olmadığı. Yanıt ise evet. Bunu söyleyen ben olmak istemiyorum. Muhabirlerden biri şöyle diyordu: “Silikon Vadisi’ndeki firmaları sürekli takip ediyorum. Bu öğrencilerin bir kısmı Silikon Vadisi’ndeki finansman desteği almış girişimciler kadar, hatta daha bile başarılı.” Yani bunu söyleyen bile çıktı. Ben 35 yıldır Silikon Vadisi’nde oturuyorum. Bu yarışma öğrencilerin üstüne çıkıp seslerini uluslararası camiaya duyurabilecekleri bir platform. Üstelik nerede olurlarsa olsunlar. O yüzden gerçekten de bu fikirlerin bazısının Silikon Vadisi’ne hazır olduğunu düşünüyorum. Öğrenciler bunu bir işe dönüştürmek isterlerse onlara yardım için elimizden geleni yapacağız. Benim sorumlusu olduğum BizSpark projesi yerel topluluklar oluşturma ve bunların genç girişimcilere akıl hocalığı yapıp maddi destek sağlaması üzerine kurulu. Bu konuda çok coşkuluyum. Her yıl daha da iyiye gidiyor.

 

Windows 8, PC kullanımımızı nasıl değiştirecek?

Windows 8 bunun için temel itici güç. O yüzden onunla başlasam daha iyi olabilir. Piyasada milyonlarca telefon var. Akıllı telefonların oranı gün geçtikçe artıyor ve bir sürü de tablet var. Bugün piyasadaki akıllı telefon ve tabletlerin büyük kısmı, PC’lerin özelliklerine sahip değil. Bu aygıtların çoğu hem kurumsal hem kişisel amaçlarla kullanıldıkları halde gerekli güvenlik özelliklerine sahip değiller. Yönetim özelliklerinde de bu böyle. Örneğin çoğu telefondan yazdırma işlemi yapamıyorsunuz. Bunun için hizmetler var ama doğrudan telefondan yapamıyorsunuz. Web içeriğinin tamamı da görüntülenemiyor. Mesela Flash. O yüzden, bu cihazların PC’ler kadar işlevsel olmadığını söyleyebiliriz.

 

Windows 8: Sil baştan

 

Windows 8’de yaptığımız şey, Windows’u çekirdek seviyesinden başlayarak yeniden tasarlamak oldu. Windows’un telefon sürümü güvenlikten yazdırmaya tüm bu işlevleri içerek. Windows 8’in bir de tabletler için RT sürümü olacak ki, bunda normal Windows’la yaptığınız her şeyi yapabiliyorsunuz. Intel mimarisi üzerinde çalışan Windows 8 ise sizin için önemli olan tüm eski uygulamaları Metro arabirimiyle çalıştırabilecek. Bir de Server sürümü var. Kurumsal dünyada sunucular giderek sanallaşıyor. Giderek daha fazla sanal veri merkezi kuruluyor. Bunların hepsi de aynı çekirdeği kullanacak. O yüzden de bunun insanların web’i kullanış tarzını değiştireceğini düşünüyorum. Bu üç sürüm de sözü geçen tüm özelliklere ve yeni kullanıcı arabirimlerine sahip olacak.

 

Bilgisayarları kullanım şeklini değiştiriyoruz

 

Uygulama geliştirmeye karşı daha farklı bir tutum izledik. Windows 8’da uygulamalar bir taşıyıcının içinde yer alıyor. Bunun altındaysa işletim sistemi katmanı var. Bir de sözleşmeler (contract) var. Diyelim ki uygulama fotoğraf çekiyor ve ben bunu yayınlamak istiyorum. Ama uygulamalar taşıyıcı içinde izole edilmiş halde, peki fotoğrafı bir başkasına nasıl aktaracağız? Bunun için işletim seviyesi katmanında sözleşme adında bir yenilik var. Fotoğrafı içe aktarabilirim diyen tüm uygulamalar arasında gerçekleşiyor. Böylece fotoğrafı çeken uygulamayı bilmeniz gerekmiyor. Fotoğrafı çektikten sonra, bu fotoğrafı görüntülemek istiyorum diyorsunuz. Grafik programı, çizim programı, masaüstü ekran koruyucu gibi belki on program “ben bu fotoğrafa abone olabilirim” diyor ve bir listede gösteriyor. Böylece uygulama geliştiricilerin kendilerini işletim sistemi katmanının üstünde, bir topluluk içindeki yerlerini düşünmeleri kolaylaşıyor. Bu iPhone’da, iPad’de ya da Android işletim sisteminde olandan çok daha farklı. Çok kuvvetli bir işletim sisteminin üstünde çok yetenekli bir soyutlama katmanı söz konusu. İnsanların gerçekten güçlü bilgisayarları kullanım şeklini değiştiriyoruz.

 

-Gelecekteki PC kullanım modellerimize dair tahminleriniz nelerdir?

 

Form faktörleri değiştikçe PC kullanım modellerimiz de değişiyor. Kullanıcı arabirimlerinde dokunmatik ekran ve hareketlerin yaygınlaşmasının yanı sıra sanırım PC’ler ve akıllı telefonlar bilgi toplayan çok sofistike algılayıcılara dönüşüyorlar. Fotoğraf olsun, kişisel sağlık gözlemleme sistemleri olsun. Bunlar çok daha büyük bir sistemin parçaları. Çok uzun zamandır PC’ler ve akıllı telefonlar uzun zamandır internette. Bir mağazaya gidip uygulama satın alabiliyorsunuz. Telefon ve PC gibi mobil aygıtlara dair entegre bir bakışla, bu aletler büyük sistemlere bağlandığında elde edilen veri kümeleri makine öğreniminde kullanılabiliyor. Bu müthiş bir şey. Bir kısmı kişisel tıp uygulamalarında olduğu gibi özelleştirmeye dayalı olacak. Bir kısmı içinse insanların paylaşımda bulunduğu ağları örnek verebiliriz. Mesela Facebook. Ellerinde platformları var, insanlar mobil olarak kullanıyorlar. Onlar da bundan para kazanmanın yollarını arıyor. Fotoğraf ve resim yükleyen 900 milyon insan var. Biz de Microsoft olarak Azure bulut sisteminde biriken veri kümeleri sayesinde yeni uygulamalar geliştiriyoruz. İnsanların PC’leri ve kendi mobil aygıtları konusunda düşünme tarzını değiştiriyor.

 

-Mobilite, PC’ler ve Windows 8 hakkında çok şey söylediniz ama Windows Surface’tan hiç söz etmediniz. Bunun bir sebebi var mı?

 

Zamanı gelmeden Surface hakkında pek bir şey söyleyemem. Tek yapabileceğim, sizi internetteki sitelerimize yönlendirmek.

 

Kendi Silikon Vadimiz için neye ihtiyacımız var?

S: Gelişen ülkelerde kendi Silikon Vadilerini oluşturma isteği var. Ama bunun anında olmasını istiyoruz. Nereden başlamalıyız? Kendi Silikon Vadimiz için neye ihtiyacımız var?

Öncelikle elinizdekilere bakmalısınız. Dünyanın her yerinin kendince artıları ve eksileri vardır. Ben Silikon Vadisi dışında bir Silikon Vadisi daha kurulabileceğine inanmıyorum. Elinizdekilerle başlamalı, güçlü yanlarınızı daha da güçlendirmeli, zayıf olanları ise işbirliği, ithalat ve benzer yöntemlerle telafi etmelisiniz. Bence Silikon Vadisi’ni başarılı kılan etmenleri inceleyebilir, sonra “Bizim neyimiz eksik?” diye sorabilirsiniz. En önemlisi, önde gelen araştırma kurumları. Örneğin Berkeley ya da Stanford. Araştırmaya, yüksek IQ’ya, coşkuya ve gençlere, sanat ve müzikle gelen kültürel çeşitliliğe ihtiyaç var. Ardından büyük şirketler geliyor. Küçük şirketlerin ürettiği teknolojileri test edecek, onları satın alacak firmalar. Büyük firmalardan gelip girişimciliğe soyunan, sonra tekrar büyük firmalara dönen, firma firma gezen insanlara ihtiyaç var. Hizmet sektörü diyebileceğimiz avukatlar, insan kaynakları uzmanları, yöneticiler, eğitimciler. Hepsinin de riski göze alması, almadan önce vermeyi bilmesi gerekiyor. Bu insanların genç girişimcilere hizmetlerini sunmaları, ama karşılığında para almak yerine “ileride başarılı olduğun miktarda ödersin” deyip yatırımda bulunmaları şart. Her ne kadar eleştirilse de, fikir haklarını güvenceye alan tescil yasaları. Çoğu kişi göz ardı etse de, sürekli gidip gelen kişiler için havaalanlarına kolay erişim. Özellikle de birbirine yakın iki havaalanı varsa birisi emniyet supabı olabilir. San Fransisco ve San Jose havaalanları gibi. Listede başka şeyler de var. Örneğin havasının iyi olması. Silikon Vadisi’nin havasına bayılır insanlar. Bunu da görmezden gelemezsiniz. Mesela Londra. Havası iyi değil ama havaalanları var. Paris’i düşünün, Berlin’i… New York’ta üç tane havaalanı var.

 

Kültürel faktörlerin önemi

 

Başarısızlığa hoşgörüyle yaklaşmak, kültürel meseleler… Kimi yerlerde bir işi batırırsanız başka iş vermezler. Daha fazla ayrıntı isterseniz sizi başka araştırmalara yönlendirebilirim. Mesela bir gözlem grubunun yaptığı araştırmada dünyanın farklı yörelerinden insanlara, kendilerini yirmi kategoride değerlendirmelerini istediler: Başarısızlığa hoşgörüyle yaklaşma, fikir eserlerinin korunması, yeni bir iş kurmanın güçlüğü gibi. Sonuçta ortaya çıkan şey, her toplumun kendisine ilişkin bir görüşü olduğu. Bunu takip ederek güçlü yanlarınızı ortaya çıkarabilirsiniz. Ben her yerde fırsatlar olduğuna inanan biriyim. Silikon Vadisi’nin avantajı, tüm bu doğal kaynaklara sahip olması: Büyük şirketler, havaalanları, araştırma kurumları, hizmet sektörü, insanlara fikir haklarını korumada önce yardımcı olup karşılığını sonra alan avukatlar. ABD’de bile Los Angeles’a giderseniz sizi birileriyle tanıştırmak için komisyon isterler. Birisi “Falanca benim yakın arkadaşım, seni tanıştırmak için %10 komisyon isterim” diyebilir. Silikon Vadisi’nde ise işler öyle yürümüyor. Güvenip seni birileriyle tanıştırıyor, sonra aradan çekiliyor ve ileride bu iyiliklerinin karşılığını görmeyi bekliyorlar.

 

-Yeni fikirleriyle dünyayı şekillendirmeye hazır genç girişimcilere önerileriniz nelerdir? Çünkü fikirler yeterli değil.

 

Doğru. Fikirlerin hayata geçirilmesi lazım. Sorunu tanımladıktan sonra en önemli şey, akıl hocalığı ve koçluk yapabilecek deneyimli kişilerle bağlantıya geçmeleri ve onların zamanlarını boşa harcamadan ilişkiyi sürdürüp bu ağı hayatta tutmaları. Diyelim ki teknoloji girişimcisisin. Bulunduğun yörede aşağıdan başlayıp yükselmiş bir emlak girişimcisi varsa, kendi ayakları üstünde duran bu iş adamı deneyimleriyle sana yol gösterebilir. Bilgisayarda kod yazmayı bilip bilmemeleri hiç önemli değil, yine de yol gösterebilirler. Mesela Bill Gates’in Warren Buffet’la bu tür bir ilişkisi vardı ve hala da sürüyor. Buffet teknoloji firmalarına yatırımda bulunmaz, teknolojiden anlamaz. Coca Cola’yla, tüketici ürünleriyle, mücevherle ilgisi vardır. Fakat Bill Gates ondan liderlik ve yöneticilik bağlamında çok şey öğrendi ve Warren, onun en iyi girişimcilerden biri olmasını sağladı.

 

Büyük iş ortakları seçmek de önemli. Çoğu firma tek başına ayakta kalamaz. Bugün bir milyara yakın üyesi bulunan Facebook bile kendine ortak olarak Microsoft’u seçti. Biz de Google’la rekabet halindeyiz ama onlarla ortaklık da yaptık ve bundan iki taraf da faydalandı. Kendinize büyük bir ortak bulun.

 

“Riski azaltmak şart”

Bilmediğiniz alanlarda size yol gösterecek akıl hocalarıyla çevrenizi doldurur, sonra da büyük iş ortakları edinirseniz riski azaltırsınız. Tabii bu işbirliğinde büyük ortakların çıkarına da bir şeyler olmalı. Firma ne kadar büyük olursa olsun, kafasına estiği gibi kullanacak kaynaklara sahip değildir. O yüzden temasa geçmeden önce, bu işbirliğinde onların yararına da bir şeyler bulunduğundan emin olun. Sorumluluğumdaki tüm projelerde de bunu vurguluyoruz. “Bizim teknolojimizi kullanmanız, telefonlarımız için bir şeyler yazmanız, bulut hizmetlerimizden ya da Windows 8 platformundan yararlanmanız şart” diyoruz. İçinde bizim için de kârlı bir şeyler olmalı. Siz başarılı olursanız biz de sizinle birlikte büyürüz. Bence başarı işte böyle şekillenir.

– Büyük ortak demişken, Microsoft ile Apple hiç ortak oldu mu?

 

Evet, daima ortaktılar. Ben eskiden Apple’da çalışıyordum. Apple I’den 600 adet ve elle üretilmişti. Apple II’nin başarılı olmasını sağlayan ise içinde Microsoft Basic’le gelmesiydi. Yani daha ilk günden beri iki şirket ortaklık içindeydi. Microsoft Basic, Apple II’lerin önyükleme ROM’una entegre edilmişti. Macintosh platformunu popüler kılan yazılımların birçoğu Microsoft tarafından geliştirilmiştir. Macintosh’un hayatta kalmasını sağlayan temel uygulamalar olan kelime işlemci, hesap tablosu ve veri tabanı programları Microsoft’undu. Ben o sıralar üniversite camiasına Macintosh satıyordum ama satmak için programlama araçlarının olması şarttı. Bunları hep Microsoft geliştirdi. Dostane bir ilişki vardı. Ben Apple’dan ayrıldıktan yıllar sonra, Apple batma tehlikesiyle yüz yüze kaldı ve Microsoft bu sefer yatırımcı rolüne soyunarak Apple’a yatırım yaptı. Hep rekabet içindeydiler ama ortaktılar. Günümüzdeyse rekabet çok daha kızışmış durumda. Kayıtlara geçmiştir, Steve Jobs, “Microsoft daima çok iyi bir ortak olmuştur” demişti. Bill Gates de aynı fikirdeydi. İşletim sistemi alanında hep bir çekişme vardı ama bu da kötü bir şey değil.

Hakkında Emre

Galatasaraylı Bir Michael Jackson Hayranı... 1996 yılında kasa montajı ile başladığı bilgisayar serüveni onu sırasıyla notebook tamiratı, web sitesi tasarım ve yönetimi, editörlük ve danışmanlık hizmetlerine kadar getirdi, hala kıramadığı firmalarla site çalışmalarına devam etmesine karşın, sosyal medya üzerine odaklı.
error: